Nis 13

Büyümüş bezeler genelde insan vücudunun hastalıklara karşı korunma sisteminin iyi çalışıyor olmasını gösterir.  Lenf bezlerinin büyümesini nasıl farkederiz?

Vücuda böylesine bir fayda sağlaması yanı sıra ciddi hastalıklara yol açabilmektedir.

Bizler,  boynumuzun her iki tarafında, kulağımızın altında, çenemiz ve koltuk altlarımızda büyüyen bezelere yabancı değiliz.Ama lenf bezi iltihabı olasılığını bilmeyiz.Çoğu zaman büyümüş bezeler, o bölgede oluşan enfeksiyonun sonucu olur. Daha çok boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerimizde şişen bezeler, vücudu hastalıklara karşı koruyan antikorları ve beyaz kan hücrelerini içeren sıvıyla dolar.

Vücüdun enfeksiyonlarla mücadelesi

lenf bezi şişmesiLenf bezleri vücuda yayıldığında.Kasık, kulak arkası ve çene altında ki lenf bezleri büyüdükleri zaman vücutta çok belirginleşir.Buna karşılık daha derinde bulunan, göğüs ve karın bölgesinde bulunan lenf bezlerinin büyümesi ancak özel muayenelerle anlaşılabilir.Normal şartlarda lenf bezelerinin çapı yarım santimi geçmez, ancak enfeksiyon kapılması durumunda, lenf bezleri beyaz kan hücreleri ürettiği için zamanla büyür. Daha sonra kan dolaşımınıyla birleşerek vücuttaki mikroplarla savaşırlar. Diğer tarifle vücut içinde ki enerji çatışmasıdır. Vücudumuzun savunma sistemi mikroplarla olan mücadelede galip gelir. Ama bütün bu olaylar aynı zamanda hafif ağrılı şişmelere sebep olur. Boğazımızda şişen lenf bezeleri, birkaç gün dinlememizi gerektirebiliyor.Tuzlu su, sıcak içecekler, antiseptik gargara yapmak boğazdaki büyümenin geçmesine yardımcı olsa da bezeler bir süre sonra kendi kendi kendine kaybolur. Eğer hala bezler belirgin bir şekidle duruyor ise ciddi bir rahatsızlık olup olmadığını öğrenmek için doktorunuza danışmalısınız.

Lenf bezelerinin nedenini öğrenmelisiniz

Lenf bezlerinde beyaz kan hücresi dediğimiz lenfositlerin göllenmesiyle oluşur. Deri ve solunum sisteminin bazı basit enfeksiyonları bezelere neden olabilir.Örneğin bademcikler ve apandis öncelikle lenfatik hücrelerden oluştukları için kolaylıkla şişebilirler. Lenf bezleri vücudun herhangi bir bölgesinin tahriş olması veya kesilmesi sonucu enfeksiyon kapmasıyla da şişebilirler.

Bazı bakteriyel hastalıkların etkisiyle vücuddaki bezeler daha da yaygın hale gelebilir. Bunun nedeni, vücuttaki bakterilere karşı savaş veren beyaz kan hücrelerinin sayısı artmasıdır. Ayrıyetten eklem yerlerinde oluşan bezeler de büyük bir ihtimalle eklem romatizmasının bir işaredir. Bu yüzden, sağlıklı bir beden için kadınların göğüslerini herhangi bir kist olup olmadığını kontrol etmelerine benzer şekilde koltukaltı ve kasıklarımızı da kontrol etmemiz gerekir.

lenf bezi

Örneğin koltuk altınızda beze şişmişse, o bölgeye en yakın olan kollarınızı ve ellerinizi kontrol edin. Eğer herhangi bir kesik veya zarar görmüş yer varsa, o bölgeyi ılık su ve antiseptik ile silin. Ancak beze iyileşmiyor ve daha da şişerek ateşli bir hal alıyorsa böyle bir belirtiyi gözardı etmeyerek doktor muayenesine gitmelisiniz. Çünkü bu durum ciddi kan zehirlenmelerine de sebep olabilir. Kasıklardaki bezelerse bacak ve ayaklarınızdaki rahatsızlıkların habercisidir. Bu yüzden herhangi bir enfeksiyon veya yara olup olmadığını kontrol edin. Özellikle şeker hastaları bu çeşit enfeksiyonlara yatkındırlar.

Vücudunuzun herhangi bir yerinde şişlik bulmak belki önemsiz görünebilir. Özellikle gelişme çağındaki çocuklarda sık sık bezeler oluşur ve çoğu zaman fiziksel bir halsizlik verir, birkaç gün dinlenmeyle de geçerler. Bazen şişen lenf bezleri, başlarda farkedilemeyen ciddi solunum hastalıklarının da habercisi olabilir. Örneğin göğüste büyüyen lenf bezleri ancak X ışınlarıyla görülebildiğinden, tüberkülozun farkedilmesi oldukça güçtür. Ancak diğer belirtileri izlenebilir; bazen kan kusma, ısı kaybı, kilo vermek, geceleri terlemek ve boyunda şişen bezeler.

“Lenf bezleriniz büyüdüyse, doktorunuza görünmelisiniz”

Her büyüyen lenf bezi karşısında endişeye kapılmanıza gerek yok.Örneğin dişiniz apse yaptığında çene altınızda şişen bezeler,veya soğuk algınlığıyla şişen bademcikleriniz bir süre sonra kendi kendilerine ortadan kaybolurlar.Ancak hassas ve şişkin bezeler nadiren de olsa kanserin habercisidir. Kanserli tümörler,komşu lenf bezlerine yayılarak,şişmelerine neden olurlar. Örneğin sağ göğüsteki kanser yayılarak sağ koltuk altındaki bezeleri kaplar. Lenf bezleri şekilsel olarak arttıklarında ağrı da olmasa ihmal etmeden GP nizi çektirin. Lenf bezi hücrelerindeki anormal çoğalma, bazen Hodgkin adı verilen ve genç erkeklerde görülen bir hastalığa da neden olabilir. Boyundaki lenf bezleri zamanla ağrısız olarak şişer. Hastalık ilerledikçe diğer lenf bezleri grupları da şişerek solunum darlığı,karaciğer ve dalağın şişmesine neden olur. Erken teşhis edilirse tedavi şansı yüksektir. Bu nedenlerden dolayı vücunuzun herhangi bir bölgesinde bilinmeyen bir şişkinlik olursa, ağrısız dahi olsa takibe alın.

Oluşabilecek hastalıklar şunlardır;

  • Kulak enfeksiyonları: Orta ve dış kulaktaki enfeksiyonlar, lenf bezlerinin şişmesine ve ateşlenmeye sebep olur.
  • Fıtık: Kasıklarda üzerine basıldığında kaybolan yumuşak şişkinlikler genellikle doğuştan gelen bir rahatsızlıktır.
  • Toxoplazma: Bezelerin şişmesiyle görülen bu hastalığa kedi, köpek gibi hayvanların dışkısından insanlara bulaşan bir mikrop neden olur. Diğer belirtileri yüksek ateş ve halsizliktir.
  • Alman Kızamığı: Boyunun arka bölgesinde şişen bezeler, kırmızı isilik gibi görünen Alman kızamığının habercisi olabilir. Bu çocuklar için ciddi bir hastalık olmasa da, hamile kadınların geçirmesi oldukça tehlikelidir.
  • Kabakulak: Hemen hemen her çocuğun geçirdiği kabakulak hastalığı, tükürük bezlerinin şişmesiyle oluşur.
lenf bezi kanseri lenfoma 

Lenf bezi kanseri (lenfoma), Fark edilme ihtimali en yüksek olan bezeler, boyunda, koltuk altında veya kasık bölgesinde çıkar. Bu şişlikler ağrıya veya başka belirtilere yol açmaz, ancak sıklıkla boyutları giderek artar. Lenf düğümlerinin şişmesinin çok sık görülen bir durum olduğu unutulmamalıdır. Lenf düğümlerinde şişme olan kişilerin çok büyük bir kısmında lenfoma dışında tanılar söz konusudur. Lenf düğümlerinde şişliğin en yaygın sebebi enfeksiyondur. Şişen lenf düğümleri genellikle enfeksiyon iyileştikten sonra küçülür.

Tagged with:
Nis 04

lidagel bölgesel zayıflama jeliBölgesel zayıflama jeli, selülit jeli, sıklaştırıcı jel, lida jeli olarakta bilinmekte olan LidaGEL ile tüm hayalleriniz gerçek olacak..

Bilinen bütün zayıflama jellerini, selülit jellerini, sıkılaştırma jellerini, incelme jellerini, zayıflama kremlerini, selülit kremlerini aklınızdan çıkarın.
LidaGEL bölgesel zayıflama da yeni bir ürün olup hiç bir kimsayal madde içermemektedir.Tamamen doğal bitkisel ürünlerden meydana gelen zayıflama jeli Lida JEL vücudunuzun her bölgesini istediğiniz şekilde şekillendirmek için bire bir.

Biliyoruz ki bayanların en büyük sorunu zayıflamak!
İşte LidaGEL bütün sıkıntılarınıza son verecek! Çeşitli bitkilerden meydana gelen Lida Jeli ile bölgesel zayıflayabilir, sarkmalardan kurtulabilir ve selülit sorununu engelleyebilirsiniz.

Zayıflamak ve ideal bir görünüme sahip olmak LidaGEL zayıflama jeli ile mümkün!

LidaGEL, T.C. Sağlık Bakanlığı’nın 24.03.2005/5324 No’lu kanununa uygun olarak üretilmiş olup sağlık bakanlığı onayına sahiptir.

lida gel kullanımı

KULLANIM ŞEKLİ :

Günde 2 defa, yağlanma ve selülit bulunan veya başlangıç gösteren bölgeye 15 dakika masaj yaparak uygulayınız.
LidaGEL’i istediğiniz görünüme sahip olana kadar kullanabilirsiniz.
Zayıflama jelini masaj uygulayarak süreceğiniz bölgenin kuru ve temiz olması gerekmektedir.

Daha hızlı ve etkili sonuç almak istiyorsanız masaj sonrasında bölgeyi streç ile kapatıp sararak 15 dakika beklemeniz ve önerilir.
Lida GEL‘i kullandıktan sonra bölgeyi silmeden nemli bırakmanız tavsiye edilir.

LidaGEL Faydaları:

LidaGEL içeriğindeki doğal bitki özleri sayesinde koruyucu antioksidan olarak etki gösterir ve selülit başlangıcını, oluşumunu önlemede yararlıdır.

  • Yağlanmaları gidererek, bölgesel zayıflama sağlar.
  • Cilt altında var olan selülitlerin giderilmesine yardımcı olur.
  • Cildin nemlendirilmesini sağlar.
  • Ciltte ferahlık, canlılık hissi verir.
  • Selülit oluşumunun, ve portakal kabuğu görünümün azaltılmasına yardımcı olur.
  • Cilt yüzeyinin düzleştirilmesine, pürüzsüz bir cilt oluşumuna katkıda bulunur.
  • Ciltte sıkılaştırma sağlar.
  • Kan dolaşımını arttırır.
  • Antioksidan etkisi ile cildi gençleştirir.

LidaGEL (lidajel) İçindekiler:

  • Aqua
  • Guarana Extract
  • Grapefruit Oil
  • Juniper Oil
  • Carbomer
  • Triedclnolamin
  • Ozonized Algae Oil
  • Ozonized Olive Oil
  • Rosemary Oil
  • Ethil Alcohol
  • China Oil
  • Orange Oil
  • Lemon Oil
  • Cinnamon Oil
  • Ginger Oil

Yan Etkileri:
LidaGEL bölgesel zayıflama ve sıklaştırıcı, anti selülit jeli‘nin bitkisel oluşumu sayesinde ve zayıflama kremi statüsünde olduğu için hiç bir yan etkisi bulunmamaktadır.
Hamile ve emzirenlerin kullanmadan önce doktoruna danışması önerilir.

Tagged with:
May 15

Biber Hapı

Zayıflamada Biber Hapı yeni bir dönem başladı. Kapsüller tamamen bitkisel olup kimyasal hiçbir madde içermemektedir.

2 Biber Kapsülü - Mucize Zayıflatıcı Biber Hapı

Zayıflamada Yeni Dönem 18 yaş ve üstü kullanıcılarda hiçbir yan etkisine rastlanmamıştır.
Zayıflamada Yeni Dönem Özellikle az hareket eden zor zayıflayan bölgelerde etkilidir. (Karın, bel,sarkık kol altları, basen bölgelerindeki yağların erimesinde çok etkilidir.
Zayıflamada Yeni Dönem Gün içinde tok kalmanıza yardımcı olur.Tokluk hissi verir. Aşırı yemek ve tatlı isteğini giderir.
Zayıflamada Yeni Dönem Özel formülü sayesinde fazla enerjiyi açığa çıkararır.
Zayıflamada Yeni Dönem Hızlı yağ yakıcı özelliğe sahiptir. Kan dolaşımı ile vücudun yağları eritip atmasına yardımcı olur.

Biber Hapı Nedir?

Meksikalı Biber Hapı; Chalco de Diaz Covarrubias da yüzyıllardır yetişen ve geleneksel olarak yüzyıllardır zayıflama amaçlı kullanılan mucizevi bir biber türevinden ekstrelenme ile oluşturulmuş tamamen doğal bir üründür.

Meksikada yüzyıllardır özellikle yemeklerde ve zindelik / zayıflama amaçlı olarak da değişik biçimlerde işlenen bu biber türevi, inanılmaz kuvvetli bir etkiye sahiptir. Biber Hapı, şu an uzakdoğu ve Amerika’ da zayıflama preperatları arasında en çok rağbet gören bitkisel besin takviyelerinden biridir.

Biber Hapı bir ilaç değildir! Başta Meksika Kırmızı Biberi Ekstresi olmak üzere toplamda 9 bitki ekstresi içeren % 100 doğal bir besin takviyesidir. İştah kesici ve tok tutan, hareketsizlik ve aşırı gıda tüketimi sonucu vücutta oluşan yağ stoklanmasının yakılmasını sağlayan oldukça güvenli bir üründür. İçeriğinde kesinlikle kimyasal herhangi bir bileşim bulunmamaktadır.

Bu ürüne %100 ORJİNAL olarak sahip olmak için tıklayınız..

Tagged with:
Mar 24

Neden Lida ?
Bu yazımızda yine aslolan bir gerçeği vurgulamak istedik!

Lida’ nın engellenemeyen yükselişini…

Bildiğiniz gibi piyasada çok çeşitli zayıflama ürünleri bulunmakta. Bunların arasında mutlaka işe yarayan ve dürüstçe hazırlanmış ürünler de yeralıyor. Klinik çalışmaları yapılmış, etkileri ve yan etkileri tespit edilmiş başarılı ürünler her zaman piyasada tutunup kendine bir yer edinmeyi başarmıştır.

Amacımız bu başarılı ürünleri kötülemek değil! Bunu yazarak baştan önlemimizi almak istedik ki hiçkimse bize alınmasın, gücenmesin.

Fakat Lida bambaşka bir üründür.

Üretici fima verilerine göre “Slimming Capsule” ismiyle geçen ürünümüz, üretici firmanın diğer tüm ürünlerinin toplamından daha fazla üretilmiş ve satılmış. Bu çok büyük ve önemli bir durumdur. Çünkü üretici firma KMDali’ nin zayıflatıcı etkisiyle bilinen çok ürünü bulunmaktadır ve Lida’ nın tüm bu ürünler arasından sıyrılıp, uzak ara farkla gitmesi tesadüf değildir.

Ürün, şu anda dünyanın hemen hemen her ülkesinde pazarlanmaktadır ve Bitkisel Zayıflama Preparatları arasında insanlar tarafından en çok tercih edilen ürün konumundadır.

Ülkemizde de ürün yaklaşık 3,5 seneden bu yana satılmakta ve aşırı rağbet görmektedir.

Hal böyle olunca ürün hakkında çeşitli spekülasyonlar ortaya atılmış, hatta bilinçli fakat haksız bazı kampanyalar başlatılmıştır.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi ürün hakkında çok çeşitli fakat gerçekçi olmayan bazı iddaalar ortaya atılmış, organize olarak her kademedeki insana ulaşılarak ürünün tabiri caiz ise yarattığı “olay” en profesyonel şekilde karalanmıştır. Ürünün içerisinde bazı kimyasallar olduğu iddaa edilmiş, çirkin oyunlar oynanmıştır.

Bu oyunların sebepleri ve sonuçları aşikardır. Kısa sürede ürünü kullanan kişiler haklı olarak tereddüte düşmüş, ürünü kullanmayı kesmiş yada bırakmışlardır.

Fakat;

Bizler her zaman ürünümüzü savunmuş, arkasında olmuş, şu anda savunmaya ve arkasında olmaya devam etmekteyiz. Dünya çapında 65.000.000 kutu üretilmiş / satılmış, hemen hemen her bir kutusundan “olumlu” geri dönüş alınmış, yanlış kullanımlar ve uyarıların es geçildiği durumlar haricinde hiç bir kullanıcıya hiç bir olumsuz etkisi olmamış olan bu ürünü savunmamak sizce elde mi ?

Bizlerce değil…

Saygılarımızla.

Tagged with:
Şub 16

Sibutramin
Sistematik (IUPAC) adı
1-(4-chlorophenyl)-N,N-dimethyl-a-(2-methylpropyl)-
cyclobutanemethanamine
Kimlik belirteçleri
CAS numarası 106650-56-0
ATC kodu A08
PubChem 5210
DrugBank APRD00456
Kimyasal özellikler
Kimyasal formül C17H26ClN
Moleküler ağırlık 279.85 g/mol
Fiziksel özellikler
Yoğunluk ?
Ergime noktası ?
Kaynama noktası ?
Çözünürlük (suda) ?
Farmakokinetik özellikler
Biyoyararlanım ?
Proteine bağlanma ?
Metabolizma ?
Yarılanma ömrü ?
Atılma ?
Tedavi bilgileri
Gebelik kategorisi ?
Yasal durum
Uygulama yolu ?
Sibutramin, kilo vermede, verilen kilonun korunmasında ve obezite tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. İlaçlarda, sibutramin hidroklorür monohidrat şeklinde kullanılır. Ticari adı ABD’de Meridia, Avrupa’da ve diğer ülkelerde ise Reductildir. Abbott Laboratuarları tarafından üretilmektedir.

Endikasyonları

Düşük kalorili bir diyetle birlikte kullanılmalıdır. Beden kütle indeksi (BKİ), 30 kg/m2′nin üzerinde olan veya beden kütle indeksi 27 kg/m2′nin üzerinde olan hastalarda hipertansiyon, diyabet, dislipidemi gibi ek risk faktörlerinin varlığında önerilmektedir.

Kontrendikasyonları

Sibutramin hidroklorür monohidrat veya ürünün bileşimindeki diğer bir maddeye karşı bilinen aşırı duyarlılık; büyük oranda yeme bozukluğu geçirmiş olma veya halen taşıyor olma, eş zamanlı monoamin oksidaz inhibitörlerinin (MAOI) kullanımı (sibutramin tedavisine başlamadan en az iki hafta önce MAOI kesilmiş olmalıdır), merkezi etkili diğer zayıflama ilaçlarının eş zamanlı kullanımı ve anorexia nervosa varlığında kontrendikedir.

Uyarılar ve Önlemler

Sibutramin tedavisi ile kalp hızı ve/veya kan basıncı artışları arasında bağlantı vardır. Bu nedenle, tedaviye başlanmadan önce ve sibutramin tedavisi sırasında hastaların kan basıncı ve nabızları düzenli aralıklarla izlenmelidir. Sürekli ve klinik olarak anlamlı kalp hızı ve kan basıncı yüksekliği olan hastalarda sibutramin dozu azaltılmalı veya tedavi kesilmelidir. Sibutramin, yeterince kontrol altında olmayan hipertansiyonlu hastalara dikkatle uygulanmalıdır. Ayrıca sibutramin, koroner arter hastalığı, konjestif kalp yetmezliği, aritmi veya inme geçirmiş olan hastalarda kullanılmamalıdır. Sibutramin dar açılı glokomu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Sibutramin ile pulmoner hipertansiyon arasında bir bağlantı bulunmamakla birlikte sinir uçlarından seratonin salınmasına neden olan sibutramin etkisinden farklı bir mekanizma sergileyen bazı merkezi etkili zayıflama ajanları ile seyrek ama fatal bir hastalık olan pulmoner hipertansiyon arasında bağlantı vardır. Epilepsi hastalarında dikkatle kullanılmalıdır. Şiddetli renal yetmezlik veya hepatik disfonksiyonu olan hastalarda sistematik çalışmalar yapılmadığından, bu grup hastalarda sibutramin kullanılmamalıdır. Nedensel bir ilişki kurulmamış olmakla birlikte kanamaya eğilimi olan hastalarda hemostaz veya trombosit fonksiyonunu etkilediği bilinen ilaçları eş zamanlı olarak kullanan hastalarda dikkatli olunması önerilir. Sibutramin tedavisine başlamadan en az iki hafta önce MAOI tedavisi kesilmiş olmalıdır. Sibutramin, nöbet geçirmiş olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Kilo kaybı, safra taşı oluşumuna neden olmakta veya safra kesesi taşı oluşumunu şiddetlendirmektedir. Sibutramin ile tedaviden önce, tedavi edilmeyen hipotiroidizm gibi obezitenin organik nedenleri ortadan kaldırılmalıdır. Sibutraminin gebelikteki güvenliliği bilinmemektedir ve bu nedenle sibutraminin hamile hastalarda kullanılması önerilmemektedir. Hamile kalma potansiyeli olan kadınlar sibutramin kullanırken uygun bir doğum kontrol yöntemi uygulamalıdır. Sibutraminin anne sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden emziren hastalara sibutramin verilmesi önerilmemektedir.

Tagged with:
Oca 16

Lida bir değildir.

‘nın İçeriğinde Aşagıdakiler Bulunmaktadır.

‘nın İçinde başta olmak üzere 9 bulunmaktadır.’nın içindeki ler sayesinde ve vardır.

Tagged with:
Oca 04

Etrafımızda strese neden olan çok fazla faktör olmasına rağmen, aynı zamanda stresle mücadelede etkili pek çok yöntem de bulunuyor.

Amerikan Spor Hekimliği Kolejinden (ACSM) Christina Geithner, stres kaynağına bağlı olarak, insanların farklı düzeyde stres yaşadığını belirtiyor. Stres, aslında motive olmamızı sağlayan pozitif bir etkiye sahip, ancak bazı durumlarda, dengemizin bozulmasına ve anksiyete ve depresyona neden olabiliyor.

Geithner, stresin bedenimizde sayısız rahatsız edici etkisinin ortaya çıkabildiğine dikkat çekiyor. Yorgunluk, başağrısı, uyku problemleri, sırt ağrısı, iştah bozukluğu, kortizol hormonunda artış, kilo değişiklikleri, kalp atışının ve solunumun hızlanması, yüksek tansiyon, solunum güçlüğü, kas gerginliği, avuç içinde terleme, ve ayaklarda ve ellerde üşüme, stresin neden olduğu etkiler arasında yer alıyor.

Stresin günümüz toplumunda çok yaygın bir problem olduğunu belirten Geithner ekliyor: Özellikle iş stresi iş ve yaşam dengesizliğine neden oluyor. Ayrıca, aile bireylerinden birinin veya bir yakının ölümü, boşanma, evlilik, kişisel yaralanmalar veya hastalıklar da stres kaynağı olabiliyor. Buna ek olarak, iş başvuruları, iş veya ev değişikliği, maddi sıkıntılar, ve tatiller de strese yol açabiliyor.

Geithner, egzersizin hem kas gerginliğini hem de kortizol salgısını azalttığını belirtiyor. Sağlıklı bir diyet, yeterli uyku, ve nefes egzersizlerinin de stresi kontrol altında tutmaya yardımcı olacağını belirten Geithner ekliyor: Hayatınızdaki herşeyi kontrol edemeyeceğinizi kabullenmelisiniz. Yaptığınız seçimlerin stresi azaltacak ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak şeyler olmasına dikkat edin.lida

Tagged with:
preload preload preload